Skip to content

Lms’i kurcalarken

01-May-09

Bugün Bahçeşehir’deki bir dersimin vize notlarını girmeye çalışırken lms’in derinliklerinde bir yerde “ders değerlendirme anketi” alanını buldum. Hemen bir araştırma yapıp geçen dönem, birinci sınıflara “bilgisayar budur canım evladım” dersimle ilgili öğrenci yazılarına ulaştım. O kadar keyifliymiş ki yazılanları okumak.  Öğrencilerimin kimlikleri gizli bir şekilde benim hakkımda eleştiri yazmaları çok hoşuma gitti.

Yeni mi bu sistem ? Tabii ki değil ama artık sayısallaşmanın çok kolaylaştırdığı bu nimetlere ulaşmak oldukça keyifli.

Bu veriler böyle menülerin altında bir yerlerde değil de, halka açık platformlarda olsa çok daha şeffaf bir eğitim sistemimiz olacaktır.

yazmasam kızar mısınız ?

22-Apr-09

çoğu zaman kendimi klavyenin başında cümle kurmaya çalışırken buluyorum. Yazamadığımı anladım, artık yazamıyorum çünkü yazaraken heyecanım yok oluyor adeta emiliyorum. Konuşurken herşey çok güzel, heyecan var, karşımdakinin yüzüne bakıyorum, heyecanını görebiliyorum. Yazarken ben varım karşımda ve yazdığım yazılar, bana boş boş bakan. Kendimle yüzleşmekten korkuyorum, belkide bu yüzden hep kalabalık evleri sevdim. göçebe toplum –> sözlü kültür –> muhabbet, neye şaşırıyorum ki zaten, ben buyum, böyle doğmuşum.

Yazım hataları aslında sorunu yaratan sanırım, yazdığım yazıya bakmazsam herşey daha güzel olabilir o zaman konuşur gibi yazabilirim, demin ne yazdığımı unutarak. Monolog oluyor ama monolog bile iyidir yazmaktan.

edit: tipo

Blogstar - istersen bi de buna bak!

12-Mar-09

Beykent Üniversitesi - İletişim ve Tasarım bölümünde, 3. sınıf öğrencileriyle yaptığımız blog yarışması sonuçlandı :)esma-merve

Bu yarışma fikri çok ani bir şekilde ortaya çıktı. Sınıftaki bir çok kişinin internetle ciddi bir ilgisi olmadığını fark ettik ve bu durumun ileride pek iç açıcı sonuçlar doğurmayacağını düşündüğümüzden, öğrencilerimin de fikir birliğiyle böyle bir yarışma yapmaya karar verdik. En başta bir çok kişi, “Hocam bu çok ağır” diye itiraz etti aslında, bakmayın fikir birliği dediğime.

İletişim Tasarımı bölümlerinde sayısal kültür ve/veya internet kültürü dersi olmamasının sonucunda oluşan bu korkuyu yenmemiz gerekiyordu.

Beykent Üniversitesi’nde, İletişim ve Tasarım bölümü güçlü bir İletişimci kadrosuyla kurulmuş, bu nedenle öğrencilerin bir çoğu medyada çalışmak istiyorlar. Madem bunu istiyorlar o zaman gazete,tv ile değil de blog,friendfeed, twitter ile uğraşmaları gerek diye düşündüm ve beraberce taşın altına elimizi koyduk.

cerenBirinci olan “100″ alsın sonuncu olan “0″ dedik ve kıyamet koptu. Uzun süren tartışmalar sonucunda, sürecin de en az sonuç kadar önemli olduğuna karar verip, 100 puanın 50’sini, sürecin raporlanmasına ayırmaya karar verdik. Böylece başarılı olmayan denemeler de değer kazanacaktı ki öyle oldu. (bkz. Merve’nin Metrobüs ilanları)

Rating’e ayırdığımız 50 puanı 4 ayrı maddeye böldük.

  • Ziyaretçi Sayısı (uniq + ziyaretçi + ziyaret)
  • Arama Motoru (anahtar kelime sayısı + toplam yönlendirme)
  • Okunma (Sekme Oranı + Ziyaret Süreleri)
  • Referans (referans veren site sayısı + toplam yönlendirme)

ve sonuçlar

  1. Ceren Şahin - http://birdebunabak.blogspot.com/
  2. Derya Çakır - http://deryacakr.blogspot.com/
  3. Emre Üstünoğlu - http://emreustunoglu.blogspot.com/

yarışma yaptık da ne oldu

  • e-posta atmaktan çekinirken , blog yönettik, delicious’u öğrendik, twitter’i kurcaladık.
  • spam nedir öğrendik, hatta spamci oluverdik, facebook hesaplarımız kapatıldı.
  • kullanıcının samimiyet istediğini gördük. Biz heyecanlanmıyorsak onlar da heyecanlanmıyorlarmış.
  • fiziksel tanıtımın, sayısal medya için zor bir alan olduğunu gördük.
  • bir çok hata yaptık, denedik ve yanıldık.
  • en güzeli; ellerimizi biraz çamura buladık.

teşekkürler arkadaşlar, güzel bir deneyimdi.

Ceren, Derya, Emre Üstün, Emel, Ece, Ezgi, Müjde, Esma, Serpil, Atilla, Volkan, Tabita, Göksu, Can, Seher, Merve, Seyhan, Pınar, Buğra, Elif, Yiğit, Emre Üst, Onur, Gökhan, Sibel, Mehmet Ali, Tuğçe, Ozan, Canberk, Görkem.

ayrıca sektörden destek veren birçok arkadaşıma da teşekkür etmek istiyorum, biraz başlarını ağrıttık ama onlar bize kızmazlar (;

incelemek isteyenler için raporları yükledim :
http://bager.siyah.net/blogstar/

Kargart - round.up()

25-Feb-09

IV. KargART Video Günleri bünyesinde, 21-22 Mart’ta İsmail Kasarcı ve  Serkan Şimşek ile birlikte “round.up // interactive video processing” atölye çalışması yapacağız.kargart_video_afis

round.up // interactive video processing atölye çalışması “processing” programlama dili ile canlı ve/veya etkileşimli video işleme üzerine temel yöntemleri ortaya koyup inceleyen ve bu konu dahilinde işlerin üretildiği bir çalışmadır.

Çalışma süreci, sunum – eğitim – üretim – sunum bölümlerini kapsar. İlk sunum bölümünde, video işleme üzerine çalışan sanatçı ve tasarımcıların yaptıkları işler incelenir. Eğitim bölümünde katılımcılara processing dilinin yapısı, mantığı ve özellikleri öğretilir, video işlemenin ve etkileşim yöntemlerinin temelleri anlatılır. Üretim aşamasında katılımcılar gruplar halinde veya bireysel olarak yürütücülerin yardımıyla kendi işlerini yaparlar. Çalışma, üretim aşamasında katılımcıların yaptıkları işleri sunmasıyla sona erer.

Katılımcılardan başlangıç seviyesinde herhangi bir dilde programlama bilgisi beklenmektedir. Katılımcıların özellikle görsel iletişim tasarımı, etkileşim tasarımı, ses tasarımı, görsel sanatlar vb. konular ile ilgili olmaları tercih edilir. Üretim aşamasında yapılan işler mekanik kurallar çerçevesinde değil, katılımcıların fikirleriyle şekillenir.

Atölye için rezervasyon info@kargart.org’dan yapılabilir.

http://www.facebook.com/event.php?eid=52311233301

“Atrofi 1 İsimler Evi” tekrar sahneleniyor

14-Feb-09
YouTube Preview Image

Henüz izlemediyseniz, Ayrin Ersöz’ün dans gösterisini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.

http://www.garajistanbul.org/etkinlik.php?id=225